Merhaba sevgili müritlerim, birkaç sorundan ötürü memleketim silvan’a ayak bastım dün, aşırı beyin hormonolizasyonu geçiren kuzenim davut ve saz arkadaşları ile gecenin ilerleyen saatlerine kadar keyifli bir şekil’de bir kafede dost kazığı denilen iskambil kağıtları ile oynadığımız oyunla sonlandırdık. Bugün ise aylardır uğramadığım Hikayeler Şehri Silvan’ın
![]()
Merhaba sevgili arkadaşlar, bugün diyarbakır’daki son gecem. Yarın akşam saat 22.00 suların’da Çocukluğumun başkenti Diyarbakır’dan Kars/ Sarıkamış’a doğru yolumuza bakacaz. Bi kaçınızında bildiği gibi sol dizim’den olduğum ameliyattan ötürü 45 günlüğüne hava değişiminden dolayı evime gelmiştim. ve bugün son gün yarın yola çıkıyorum. Yarın bu saatlerde Diyarbakır semalarından ayrılmış olacağım, Ne kadar çabuk geçmiş olsada bu 45 gün dolu dizgin yaşadım aklıma gelen herşeyi yaptım herşeye koştum. (Kapkaç hariç
).
Bunlar dışında blog’umu tekrar açtım Şuan blog’um Türkiye Lokasyon Olduğu için biraz daha hızlı ve daha içim rahat, Kafirlerle uğraşılmıyor. Bunun dışında ne var efendime söliyim, digitalnature’nin yaptığı şuan kullandığım temanın bir kaç görselini değiştirip kendime göre tasarladım tema çok güzel oldu bence herkes beğendide diyecek bişi yok bu konuda sonracıma bu blog’un yeni 2.nci yazarı olan uğur kardeşimi isteği ile kategoriler değişti yeni kategorilerde eklendi. Ve az öncede bahsettiğim blog’un ikinci yazarı Uğur adlı kardeşimde bu saatten sonra www.psikopatyazar.com’un Blogettin yazarlarından biri, Kendisini çok severim elini yüzünü gözünü öper ciğerini söker kafasına sıkar giderim
. Eminimki benim blog’a gösterdiğim ilgiden daha fazla ilgi gösterecektir.
Veeeeee blog hakkında bir mesaj daha. Psikopatyazar.com bugün 3 yaşına girdi. Bugün bizim doğum günümüz Kutlayın Lan
.
![]()
Merhaba sevgili dostlar teeee 14 mayıs’tan bu yanadır blog’da herhangi bir yazı yazılmamıştı. Asker olduğum için blog’a fazla zaman ayıramıyordum ve tabi kapadım bir süreliğine öyle gerekti. Bu zaman zarfında çok şeyler değişti hayatımda hemdee çok çok anlatmakla bitmez sırası gelince hepsi dökülür yazılara sabır
.
Selam arkadaşlar bugün ilk çarşı iznimize çıktık hadi hayırlısı olsun diyip yazıma başlıyım.. Çoğu arkadaşımın bildiği gibi dün 06.03.2010 yani benim doğum günüm =) dün bir sene daha yaşlandık. Yapımda ve yayında emeği aileme tşk’lerimi bir borç bilip kocaman kocaman öpüyorum burdan
. Şimdi ise Görevimin diğer kısmı olan Kars / Sarıkamış noktasındayım. 80 Kişilik bir tim’den oluşan Allah-u Ekber dağlarının altında karlara gömülmül bir arazideyiz ilk geldiğimde çok soğukdu fakat şimdi hissetmiyorum ve dışarıda manyak bir kar yağışı var. Burdaki 88/4 – 89/1 – 89/2 – 89/3 tertiplerle iyi anlaışıyoruz bir kaçı dışında tabi onlarıda yola getirecez yavaş yavaş. Askerlik insana çok şey kazandırır derlerdide bende bu mantığın tükendiği yerde ne bok kazandıracak diye düşünüp dururdum ama artık herşeyi anladım sizi yarı yolda bırakanlar hasret özlem sevmek sevilmek öfke kin ihanet inanın herşeyi burda salıveriyorsunuz =) çünkü kafa 7/24 güzeL
euehuehe. Neysene dediğim gibi giden yolunu çoktan çizmiş ve gitmiştir, bu saatten sonra hayatımda dost aşk sevgi konusunda taviz vermeyeceğim şurda şafak kalmış 367 bu saatten sonra bunları benmi düşüniyim bekleyen zaten bekliyordur beklemeyenin canı saolsun diyip gözlerinizden öperim
. Anlatacak çok hikayem yoktu başlarda ama şu kahkaha dolu yere gelince anlatacak çok şey var herşey sırası ile bu sene başlayacak olan blog ödülleri 2010 a katılmak isterdim fakat kısmet olmadı yetişemeyecem inş seneye 2011 blog ödüllerinde bende yerimi alacağım. Şimdilik kendinize cici bakın sütünüzü için üstünüzü açık bırakmayın
. Allaha emanet olun.
ŞAFAK 367 BİTER Mİ ?
Merhaba sevgili dostlar, aradan 75 gün geçti. Bilgiğiniz gibi Konya hava savunma komutanlığında acemilik görevimi sürdürüyordum ve acemilik bitti. Dağıtım iznine evime yani Diyarbakırıma geldim, Şimdi sıra Kadro birliğindeyim kadro görevimi ise KARS / SARIKAMIŞ ‘TA sürdüreceğim.. İnanın o kadar korkulacak bir yönü yokmuş sadece sinirlerinize hakim olun yeter gerçi söyleyene bak kelin melhemi olsa kendine sürer misali evet ben rahat durmadım pek başlarda fakat bana uygulanan tedavi iğne ve haplar doğrultusunda sakin bir insan olmaya başladım fakat ne yaparsanız yapın kendinizi ezdirmeyin ve ezmeyinde delikanlı olun yeter size ! gerisi kendliğinden gelir. Benim için ise askerlik yeni başlıyor diyebiliriz. Çünkü Kars – Sarıkamış baya soğuk -40 / -50 e kadar düşen bir havaya sahip dondurucu birşey işte =) Tamda istediğim bir atmosfer hafif hafif can vermek için ideal yani. Neysene askerdeyken kafayı baya bi dağıttım gerçi askerlik yapdığım söylenmezde neyse askerdik işte
İnanın 2010 senesini hiç unutmayacağım çünkü kimden darbe yedimse hep bu sene içerisinde yedim. Ve askerdeyken herkesin bana yanlış yapması bana koymadı çünkü bekliyordum böyle birşeyi. Neyseki kafamı dağıtmak için kullandığım ilaçlarda fayda etmemeye başladı insanların yawşaklığından dolayı kesmiyordu artık.
Ve en acısıda siz askerken bunalıma girdiğiniz dönemlerde sevdiğiniz kişilerin sizi terketmesi birşeyleri yarım bırakması orda türlü intihar senaryoları kafanızda oluşturulması bunlar her zaman yaşanılan şeylerdi. Ki zaten sürekli gördüğümüz şeylerin başında gelen buydu Asker ocağında. Benim katıldığım acemi birliğinde ben oraya gelmeden 8 ay önce Cephanlikde nöbet tutan asker telefonda nişanlısı ile kavga edip tartıştıktan sonra ayrılarak telefonlar kapanmış ve asker çocuk bunalıma girmiş kendi G3 Silahını Ağzına dayayarak 3 el ateş etmiş. Oracıkda can vermiş anlayacağınız benim acemi birliğine düşen kişiler varsa Son cephaneye gidip Laros dağları tarafına bakan duvara baksın 1 Numaralı yazının hemen altında mermi delikleri hala bulunmakta. Ve daha niceleri demek istediğim şu bu çocuk öldü ve o kıza ne oldu acaba ?
Ne olacak başka bir el başka bir sevginin çatısı altına geçmiştir çoktan… Çoğu kızın dediği laf ise oooooo amannnn ben bide senin 15 ayınımı bekliyecem filan gibisinden türlü senaryolar uydururlar ve bu genc cocukların hayatını sikerler =). Argolu konusuyorum kusura bakmayın ayıbı yok hemen hemen hepinizin ağzinizda olan bişi bu günümüzde bayanlar daha çok argolu tarza kaymıştır o yüzden rahatım =). Ahh şu sevgili olayları çok insan gördüm bazende kendimden haz aldığım şeyleri yazmak isterdim buraya fakat gelin görünki size yaptıklarından sonra yazmaya değmiyor. Seviyorum der asker cocugunu asker ocagında şafağı ile yalnız bırakır adam olun salaklar adam Koskoca binlerce sap arasında bunalıp hep aynı şeyleri gören eziyet çeken ruhu hapsedilmiş bu gençleri kalkip tek başına saliyorsunuz asker ocağında yazık dimi bunlara. Hadi bunu yapacaktınız neden daha önce yapmadınızda burda yapiyorsunuz çünkü tutunacak tek dalları sizsiniz =) Ne dal ama …
Bişey demeye bile değmez… benim anlatacağım çok şey var ama herşey sırası ile Güzel bi ajanda aldım blog’um için hergün yazı tutacağım asker ocağında sonra askerliğim bitince inş hem bugunleri anlatacam sevgili adına hemde yaşadığım ve yaşanılan insan hayatlarını bir kaleme alıp burda blog’Da yazacağım. Kendinize iyi bakın Sevgi ve Aşk gibi salakça şeyler yüzündende yıpranmayın benimde ağzıma sıçıldı. Ama asker ocağındayken sıçılması biraz daha farklı durduk yere o lanet yerde acı çekmeyin kardeşler.. Şuan dağıtım iznindeyim yarın İstanbula soner adlı arkadaşımın yanına gideceğim Pazar günü ise Karsa geçip sarıkamışa gideceğim ve artık izin kullanmiyorum yani 363 gün sonra görüşmek dileği ile Kendinize iyi bakın ALLLAHA EMANET OLUN !.
Şafak : 363 KARANLIK
Mardin kapısının doğusunda geniş bir kaya kütlesinin üzerine inşa edilen keçi burcu Diyarbakır Sur’larındaki en büyük ve en eski olanıdır. İnşa tarihi bilinmemekte 1223 yılında Mervanoğulları tarafından onarımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu büyük ve görkemli burçta 11 kemer bulunmakta. Tapınak olarak kullanıldığı rivayet edilen bu burcun son kısmında bir kuyu ve yeraltı geçidini anımsatan dehliz bulunmuş fakat beton blokla kapatılmıştır. Geçen üç bin yıldan sonra turizme açılmak üzere restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Milattan önce şehirde hüküm süren Huri’ler tarafından yapılan ve milattan sonra 349 yılında Roma imparatoru Konstantinos zamanında bazı kısımları onarılarak genişletilen Keçi Burcu’nun, imparator Justinianus tarafından bugünkü halini aldığı tahmin ediliyor. Son olarak Keçi Burcu Cumhuriyet’in 79. kuruluş yıl dönümü resepsiyon’una ev sahipliği yapmıştır. (2002)
Aşağıdaki fotoğraflar Psiko arkadaşım ile yaptığımız turda çekilmiştir.
Merhaba sevgili dostlar, dün psikolojik baskılara mahruz kalan davut adlı psikozede kuzenim Diyarbakır’a geldi. Ve aynı gün geri dönecekti ne yapim ne ediyim derken Parkorman geldi aklıma ve en iyisi bir gecelikte olsa Diyarbakır’Da kalması için gece parkorman gezisi yaparız dedim ve oda kabul etti. Güzel dostum Bilal’ide messenger’den örgütledim akşam ordayız diye oda ben Body Salonun”dan çıktığım gibi oraya gelirim buluşuruz dedi, Yahu kızma dostum ama ne body’si bırak böle şeyleri o parayı bana ver ben sana eğitim veririm
. Neyse saat yaklaşıyor bende banyoya girip bi duş aliyim dedim öyle çıkarım diye. Kimsede evde yok dostlar duştayken bir kapı çalıyor bi tel çalıyor dakkada bi bornozu üstüme çekip ya kapıya bakiyorum yada Telefona bakiyorum derken öyle böyle 1 saat duşta kaldım be.. Saat 19.00′a yaklaşınca evden çıkıp Davut kuzenimi teyzemlerden almaya gittim. Sonra yola koyulduk, ve sonunda park of orman’a yetiştik. Orda bir bank’da oturup Body Bilal’i beklemeye başladık derken hemen sağımızda bize 20 metre uzakta bulunan 2 ayrı gruptaki kızlar bizi kesiyor
. eee tabi İkimizinde boyu 1.90 hatlarında öyle böyle derken taciz ediliyorduk işte
. Muhabbet sohbet ediyoruz bide baktık Body bilal geliyor sırtında çantası eşofman takımı ile sanki spor yaramış gibi bir tarzla bize doğru yaklaştı bir süre bankta oturup muhabbet ettikten sonra hemen sağ arka çaprazımıza yeşilliğin üstüne 2 orta yaşlarda bayan ve 3 genç kız oturdu. Allahım yok böle bişi 2 kızda yeşillikten kalkıp Hemen sağımızda bulunan bank’ın üzerine acayip bir şekilde oturup sonrada sanki scriptiz yapar gibi acayip figürler sergiliyerek dikkatimizi çektirmişti
ama yok böle bişi vallaha
. Bizde en iyisimi fazla yakın olmamak için yeşilliğe uzanalım dedik ve uzandık sohbet etmeye başladık bu seferde kızlar annelerinin yanına gelip acayip şekillerle birbirlerine dokunmaları felan dikkatimizi çekti yine kardeşim Lan bunlar Lez’mi neee yk böle bişi abicim manyakmı bunlar ne yapiyorlar felan derken hadi kalkalım dedik, body bilal’in evi Parkorman’a yakın olduğundan onu eve bırakıp bizde yavaş yavaş eve doğru yürürüz dedik ve yoldayken 3′ümüzde açlık hislerimizi gizliyorduk kardeşim bizi bir tost bir ekmek arası doyurmaz eve gidelimde ziftlenelim diyip bilal’i eve bıraktığımız gibi, ben ve kuzenim davut hızlı hızlı evin yolunu tuttuk. Eve vardığımızda sanki üzerimden 2 kamyon dolusu yük kalkmış gibi oldu.
Evim evim güzel evim
